MİNİK SERÇE

Bir bahar sabahı, güneş gülümsemekte.
Salladıkça perdeyi, açık kalan pencere.
Gökkuşağı renkleri nasıl da kaynaşıyor.
Tertemiz bir hava doluyor içeriye.
Yeter artık uyuma dercesine,
Rüzgârın kadife eli, yüzümde geziniyor.
Minik serçe konuyor, balkon penceresine.
Kulak verdim sessizce onun cık, cık sesine.
Saatin tik taklarına karışıyor cikcikler.
Doğa kucağını açmış güzel bir gün müjdeler.
Dışarda sarmış havayı, çiçeklerin kokusu.
Kalk artık diyor bana, bitsin Bu kış uykusu.
Minik serçe erken çıkmış yuvadan.
Gelişmemiş kanadı bilmem nasıl uçacak.
Bakıyor yalvarırcasına, ürkek bakışlarıyla.
Yumuşacık bir yavru, sıcak aynı zamanda.
Heyecandan minik kalbi, sanırım çatlayacak.
Çırpınmaya çalışıyor, avucumun içinde.
Bıraksam kim bilir belki de uçmayacak.
Biraz su biraz ekmek verdim. Önüne yer diye.
Sığındı duvar dibine, şaşkın bakıyor yüzüme.
Bıraktım kendi kendine doymayı öğrensin diye.
Bir iki tır tıkladı. Sekerek uzaklaştı.
Arkasından bakakaldım. Derin düşüncelerle.
NURSEL YEŞİLYURT

Begin typing your search above and press return to search. Press Esc to cancel.