Saatlerin tarihi gelişimi

M.ö. Mısırlılarda kullanılmış. Mısırlılar her gün güneşin belli bir düzende doğup battığını keşfetmişler . Bundan faydalanarak güneş saatini icat etmeyi başarmışlar. Müslümanlar güneş saatine kıble saati de demişler.

Dik duran bir çisimin güneşin geliş açısına göre gölgesinin uzayıp kısalmasına bakarak saat hesaplaması yapıyorlardı. Tam 12 de öğle saatinde gölge çisimin tabanına düşüyordu. Güneş ışınları tam 90ºC açı ile cisme yansıyor. Gölgenin en uzun hali akşam olarak kabul edilmiş. Geceleri güneş ışığı olmadığı için saat çalışmıyor. Güneşin doğuşu sabah olarak kabul ediliyordu. Güneş saati geceleri çalışmadığı için kum ve su saati icat etmişlerdir. Mısırlılar ve uzak doğulular ayrıca ateş saatleri de kullanırlarmış. Bu saatlere petrol lambası ve asılı çalışan mum saatleri de denir.

520yılında Çin’li şair You jiangu’nun şiirlerinin birinde geçer. Mum üzerindeki derecenin zamanı belirttiği anlatılır. Mumun gölge boyu cetvel ile ölçülürmüş. Ateş saatleri X. yüzyılın ilk yarısında Japonya’da da kullanılmış. Çeşitli bitkiler öğütülüp bir tüp içine sıkıştırılarak tutuşturulur. Ateşin ulaştığı yere göre zaman tahminleri yapılan saatler uzak doğuda uzun yıllar kullanılmış. İngiltere’de ateş saatini ilk kullanan kral Alfred‘dir.1206 yılında doğu bilim adamlarının yaptığı mum saati genel kabul görmüş, kamalı saatlerin icadına kadar kullanılmış. Kamalı saatler sarkaçlı mil üzerindeki çentiklerin saat başı atlatılması mekanizmasına dayanan saatlerdir. Bunlar ilk mekanik saatlerdir. Guguklu ve gonklu saatler bunlardandır. Ayrıca manastırlarda çan sesi veren saatler de bunlardandır.

Milano’daki Saint guttaz kilise saati günü ikiye bölerdi. Avrupa’da XIV. yüz yıldan ihtibaren yapılmaya başlamış, ülkemizde XIII­XIX yüz yıllarda ancak yaygınlaşmış. Müslümanlar günlük zaman dilimlerini beş vakit ezan ile düzenlemekte minareler doğal saat kulesi görevini yapmaktadır. Müslüman bilim adamları güneş saati kum saati, su saati, hatta fil saati yaparak vakitleri belirlemeyi Kolaylaştırmaya çalışmışlardır. Özellikle güneş saatleri şehirlerin büyük camilerinde yer almakta idi. Günümüze kadar ulaşan örnekleri vardır. XVII. yüzyılda Avrupa’daki bilim ve sanaiyi takip ederek batılılaşmanın simgesi olarak saat kulelerini ülkemizde yapmaya başlamışız. Osmanlı topraklarında ilk saat kulesi 1577 de Üsküp’de (Yunanistan) yapılmıştır. Anadolu’da inşa edilen ilk saat kuleleri 1797 Safranbolu saat kulesidir. II.Abdülhamid Han’ın saat kulelerinin yaygınlaşmasında büyük katkısı vardır. Onun döneminde 144adet saat kulesi yapılmıştır. Padişahın tahta çıkışının 25. Ve30. Yılında illerin valileri saat kulesi yaptırıp, padişaha sunma yarışına girmişlerdir. İzmir saat kulesi bir asır geçmesine rağmen İzmir’in hala gözdesi olmaya devam etmektedir. Açılışı çok şatafatlı olmuştur. Cumhuriyet döneminde de kuleler yapmaya devam edilmiştir. Bu kuleler şehirlerimizin simgesi haline gelmiştir. Bulunduğu şehrin tarihine şahitlik etmektedirler. Gerekli koruma sağlanmadığı için kaderine terk edilmiş saat kulelerimiz mevcuttur.

Edirne saat kulesi dinamitle patlatılmış. Amasya saat kulesi hazin bir şekilde köprü inşaatı için yıkılmış. İzmir saat kulesi bakımsızlığını adeta yüzümüze haykırıyor. Osmanlı’ya ait tuğralı işlemden kaldırılmış, Sivas kalesinde yıkılan bir saat kulesinin varlığı yıllar sonra fark edilmiş. Dolma bahçedeki saat kulesi kule formundaki en önemli saat kulelerindedir. Hamidiye, Tophane, Şişli Etfaldeki saat kuleleri örnek olarak verebileceğimiz tarihi kulelerimizdendir. Ayrıca bazı şehirlerimizdeki reklam duvarları olarak kullanılan bina duvarlarında saatlere rastlanmaktadır. buna Haydar Paşa s Sirkeci Garı ve İstanbul üniversitesinin kapısındaki saatleri örnek göstere biriz.

Vargel düzeni ile çalışan saatler300 yıl kadar kullanılmış. 1500. yıllarında Lümberg’de zembereğin bulunuşu ,Peter He inler tarafından gerçekleştirilmiş. Böylece büyük ağırlıklı saatler ortadan kalkmış

İlk saatlerde kadran, yelkovan ve akrep yokmuş. Okuma kolaylığı sağlayan kadranı ilk kez Dondi kullanmıştır. Galileo sarkacın salınımının uzunluk ile bağlantısının olduğunu ıspatlamıştır. Saat çalışmaları yapmış olmasına reğmen ömrü yetmemiş. Galileo’nun ölümünden 14yıl sonra Alman astronom cristian Haygens  yapmış sarkacın bulunması ile saatlere dakika ve saniye eklenmiştir.1670 de Balaris yayının geliştirilmesi ile zamanın her ortamda doğru ölçülmesi sağlanmıştır. Bu yay sayesinde saatlerin boyutları küçülmüştür. Zaman aralıkları standardilize edilip cepte taşınır boyutlarına ulaşılmıştır. Saniye dakikanın 1 / 60 şı olarak kabul edilmiştir. Böylece bir gün 24 saat, bir saat 60dakikaolarak dünyadaki saat birimleri sabitleştirilmiştir. Kurmalı saatler pil sayesinde kullanışlı hale gelmiştir.1970 de elektronik saatler piyasada ilk kez görülmeye başlamıştır.

Bu gün uzaktan kumandalımp3 çalar saatler mevcut olup analog saatler, duvar ve masa saatleri yaygın kullanımdadır. Evlerimizin salonlarını süsleyen ağır aksesuar saatler de revaçtadır

Son zamanlarda elektronik cihazlardaki saatler kol saatleri piyasasını yavaşlatmıştır..

NURSEL YEŞİLYURT

CategoriesGenel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Begin typing your search above and press return to search. Press Esc to cancel.