AYDAN İLE LEYLA

AYDAN İLE LEYLA

İstediği üniversiteyi burslu olarak kazanan bir genç kızın okula başladıktan sonra verdiği var oluş mücadelesi.

Aydan, siyah saçlı, beyaz tenli, zayıf, orta boylu, çok çalışkan bir genç kızdı. Başarılı bir öğrenim hayatı olmuştu. Üniversite giriş sınavlarında yüksek puan alarak nihayet hedefini tutturup, özel bir üniversitenin tıp fakültesi bölümünde okuma şansına sahip olmuştu. Kısa sürede kampüs ortamına ve yurt hayatına alışmıştı. Gece geç saatlere kadar kütüphanede araştırma yapıyordu. Dersler vizeler derken ilk dönem bir koşuşturma ile göz açıp kapayana kadar geçmişti. Arkadaş çevresi her geçen gün genişliyordu. Fırsat buldukça eğlenebilecekleri mekânlarda bir araya geliyorlardı. Aydan oldukça hareketli bir temponun içinde olduğunu zamanla hissederek, derslerinden taviz vermemek adına bahaneler üreterek arkadaş çemberini daraltmaya çalışıyordu. Bazı akşamlar yurtta çok az öğrenci kalıyordu. Kendisi de sakin olmak adına yurtta çalışmayı tercih ediyordu. Oda arkadaşı leyla ile iyi anlaşıyordu.

Leyla, Sosyal yönü güçlü rahat kişilikli idi. Kendini sevdire bilen yumuşak bir üslup ve ses tonuna sahipti. Başarıda sınır tanımayan,  hedeflerine ulaşmak adına her türlü riskleri göze alan, tabiri caizse gözünü budaktan sakınmayan cesur ve azimli bir kızdı. Fiziksel görünümü de güçlü idi. Atletik bir beden yapısına sahipti. Yeşil renkli gözlerinin ışıltısı ile büyüleyici bir güzelliği vardı. Pratik zekâsını iyi yönetir amaçlarına kolay ulaşırdı.

O gün Aydan’ın oda arkadaşı yurtta değildi. Ders çıkışı her zaman takıldıkları kafelerden birine gitmişti. Aydan odada yalnız olduğunu anlayınca duş alma zaruretin gidermek istemişti. Üzerindeki çamaşırlarını çıkartıp yatağının üzerine gelişi güzel attı. Havlusuna sarınarak banyo kapısına doğru yürüdü. Banyo kapısını araladı. Kapı açılırken zorlanıyordu. Arkasına bir şeyin düşme ihtimalini düşündü. Başını ve boynunu kapının arkasına doğru uzatırken siyah meşin eldivenli ellerin boynunu kavraması ile ne olup bittiğini anlamadan, gözleri Adeta yuvalarından fırlamış, nefesi kesilmiş, çığlık atmak istemesine rağmen sesini çıkaramamıştı. Boynundan asılarak içeri sürükleyen fail; Aydan’ nın sırtını göğsüne dayamış kendi yüzünü göstermemeyi başarmıştı. Aydan elleri ile boynunu tutan elleri çözmek için çabalarken bacaklarına tekmeler savursa da güçlü ellerden kurtulamıyordu. Fail olanca gücü ile şah damarının üzerine parmakları ile bastırıyordu.  Bütün çabalamaları boşa çıkan Aydan bir müddet sonra baygın bir şekilde banyonun fayans zeminine yüzükoyun yığılmıştı. Bir zaman zeminde öylece kalan aydan kendine geldiğinde ıslak havluya sarılmış çıplak bir şekilde suların içinde yatıyordu. Göz kapaklarını yavaşça araladı. Etrafına baktı. Kimse yoktu. Banyo kapısını açıp odasına gitmeye cesaret edemedi. Biraz banyoda ayaklarının üzerine çömelerek sakinleşmeyi bekledi. Sonra ses çıkartmadan yerden lavaboya tutunarak ayağa kalktı. Buhardan buğulanmış aynayı bir eliyle sildi. Aynada gördüğü yüz kendisi miydi? Şaşırdı.  Bal mumuna dönmüş bir surat ona ait olamazdı. Boyun ve boğaz kısmı morluklar içindeydi. Gözlerinin beyazı kıpkırmızı olmuştu. Gördükleri karşısında çaresizliğini hissedip kendinden utanmanın şaşkınlığını yaşadı. Biraz hafızasını zorladı. Bunu kendisine kim neden yapmıştı? Hiç kimse ile tartıştığı olmamıştı. Başına gelene anlam veremedi. Islak havlunun sularını sıktı. Tekrar bedenine dolarken, Oda kapısının anahtarla açıldığını duydu. Banyo kapısına sırtını dayayıp açılmamasını sağlamaya çalıştı. Leyla” Aydan!” diye seslendi. Onun sesini duyunca rahatladı. “Banyodayım.” Diye cevap verdi. Üzerinde ki Havluyu bol sıcak su ile bir kaç kez ovuşturarak yıkadı. Sıktıktan sonra lavabonun çeşmesine sıkıştırdı. Duşun suyunu ılıklaştırdı. Saçlarını ve tüm vücudunu su ile temizledi.  Gücünün kalmadığını hissetti. Üzüntü içinde ıslak havluyu bedenine tekrar doladı. Banyo kapısını açıp odaya geldi. Yatağının üzerindeki kıyafetleri bıraktığı gibi duruyordu. Leyla pencereden dışarı bakıyordu. Arkasını döndüğünde Aydan’a sarıldı. ”Sana ne oldu?” diye sordu. Onu sandalyeye oturttu. Temiz bir havlu verdi. Kurulanmasına yardımcı oldu. Gördükleri karşısında şaşkındı. Temiz çamaşırlarını sorarak dolabından buldu. Aydan’ın giyinmesine yardımcı oldu.

“Sana bunu kim yaptı?” Dedi. Aydan bilmediğini yüzünü göremediğini söyledi. Başına geleni anlattı. Leyla “İdareye haber verelim .”dedi. Aydan” Kimin yaptığını bilmiyoruz nasıl ispat ederiz?” Dedi.

“Suç duyurusunda bulunalım. Doktor raporu alalım .”dedi arkadaşı.

Telefonun saatine bakarak “Vakit oldukça geç .”dedi Aydan. Yarına bırakma kararı aldılar. O gece odanın kapısını içeriden kilitleyerek yattıkları halde ikisi de uyumadılar. Aydan yaşadığı şokun etkisiyle durup dururken ağlıyordu. Leyla onu nasıl teselli edeceğini bilemiyordu.

Sabahın erken saatlerinde ikisi de yurt müdürünün odasının kapısının önünde bekliyordu. Aydan dizlerindeki titremeyi arkadaşının görmesini istemiyordu.

O gün kampüse gitmeyip yaşanan olayı gerekli yerlere söylemek istiyorlardı. Yurt müdüresi biraz geç gelmişti. Kapısının önünde bekleyen öğrencileri görünce “Günaydın arkadaşlar beni mi bekliyorsunuz?” dedi. Leyla “Evet efendim.” diye cevap verdi.

Müdüre hanım odanın kapısını anahtarı ile açıp “İçeri Gelin lütfen.” dedi. Oturmaları için yer gösterdi. Kendisi mantosunu askılığa astıktan sonra çantasını masasının çekmecesine yerleştirdi. Sandalyesini düzelterek masasına oturdu. Ellerini masaya dayayıp parmaklarını birleştirerek “Sizi dinliyorum.” dedi. Leyla Aydan’ a doğru baktı. Aydan hala olayın etkisini atlatamamış nerden başlayacağını nasıl anlatacağını bilemiyordu. Leyla hemen söze başladı.

“Dün akşam saat onda odaya geldiğimde arkadaşım yoktu. Seslendim. Banyoda olduğunu söyledi. Bir müddet sonra ıslak havlu ile sarınmış olarak odaya girdi. Rengi uçmuştu. Onu hiç bu kadar solgun görmemiştim. Dehşete kapılmış gibi korkulu gözlerinin beyazı kıpkırmızı olmuş ağlamaklıydı. Üzerindeki ıslak havluyu alıp kurulanıp giyinmesine yardım ettim. Ağlamaktan konuşamıyordu. Sesi de kısılmıştı. Daha sonra başından geçenleri anlattığında gece yarısı olmuştu kimseye haber vermeden sabahı bekledik ikimizde uyuyamadık.” dedi. Aydan leyla konuşurken sessizce ağlıyordu. Müdüre Hanım. “Aydan korkma evladım anlat dedi.”

Aydan ağlamaklı bir ses tonu ile anlatmaya başladı.

Odada yalnızdım. leyla çarşıya çıkmış olabilir diye düşündüm. Banyo yapmak istedim. Üzerimdekileri çıkartıp banyo havlusuna sarındım. Banyonun kapısını açarken zorlandım. Arkasına bir şey düşmüş olabilir diye başımı uzattığın anda olan oldu. Siyah deri eldiven giyinmiş çok güçlü biri boynumu sıkarak beni banyonun içine doğru çekti Sırtı ile kapıya yaslandı. Yüzünü göremediğim gibi yardım istemek için bağıramadımda.  Şah damarlarıma bastırıyordu. Canım yanıyordu. Çırpındıkça güçsüz kaldım. Ellerini çözmeye çalıştım. Tekmeledim.  Güçsüz düşüp bayılmışım. Uyandığımda suların içinde ıslak havlu ile yerde yüzükoyun yatıyordum. Etrafı gözledim. Banyoda kimse yoktu. Odaya çıkmaya hareket etmeye korktum. Boynum kırılmış gibi ağrıyordu. Yerde sürünerek lavaboya yaklaştım. Kurnasından tutunarak ayağa kalkıp, buharlaşmış aynayı sildiğimde yüzümü kendim tanıyamadım.  Boğazım ve dudaklarım morarmış acıyordu. Odanın kapısının açıldığını duydum kendimi banyo kapısına hızla dayadım. Kapı zorlanırsa açılmasın istedim. Leyla sesleniyordu. Banyodayım diye seslendim. Rahatlamıştım. Hemen ıslak havluyu suya tutup yıkadım kedimde duşun altına girip temizlendim. Havluyu sarınıp çıktım. Banyodan leyla beni o halde görünce giyinmeme yardım etti. Olayın gerisini leyla size anlattı zaten.” Dedi

Müdüre Hanım” Keşke olay olur olmaz haber verseydiniz .”dedi. Leyla hemen  “Ben haber verelim dedim. Ama Aydan geç oldu yarını bekleyelim. “ Dedi. Deyince müdüre Hanım Aydan’a Dönerek ”Sen mi beklemek istedin? Diye sordu. Aydan “Evet efendim :”diye onayladı .” Kendimi hiç iyi hissetmiyordum. Sanki odadan çıkarsak tekrar yurdun bahçesinde karanlıkta saldırıya uğraya bileceğimizi düşündüm. Korktum.” Dedi

“Buraya gelmeden önce bu konuyu herhangi biri ile paylaştınız mı?”

“Hayır. İlk size söylüyoruz.” Dedi  Aydan. Leyla da başı ile onayladı.

“Şimdilik kimseye anlatmayın ben bu olayın bizzat takipçisi olacağım. Başka söyleyeceğiniz yoksa gidebilirsiniz,”

Leyla ile Aydan birlikte teşekkür ederek müdüre Hanımın odasından çıktılar. Yurda dönüp kitaplarını almaya karar verdiler.

Yurt binası üç ayrı bloktan ibaretti. Herkes kendi katındakileri tanıyordu. Aynı blokta kalanlarla göz aşinalığından öte gitmeyen tanışıklıkları oluyordu. Diğer bloklara gidiş geliş yapmak yasaktı. Yurt kurallarına uymayan öğrencinin yurttan ilişiği kesilirdi.

Kendi odalarının önüne geldiklerinde Aydan kapıyı açma konusunda tedirginlik yaşadı. Leyla’ya “Kapıyı sen açar mısın? “dedi.

Leyla kendi anahtarını kapıya taktı. Çeviremedi.  Arka kısımda bir anahtar daha vardı. Leyla “Kim var içeride!” diye bağırdı.

Aydan dünkü yaşadıklarının etkisi ile olduğu yere yığılıp kaldı. Kapı içeriden açıldı. Temizlikçi bayan kapı çarpmasın diye kapatmıştı. Pencereyi açıp odayı havalandırıyordu. Anahtarı takıp çevirdiğini hatırlamadığını söyledi.

Aydan’ın koluna girerek birlikte odaya taşıdılar. Leyla kendine gelinceye kadar Aydan’ın yanında bekledi. Sonra ders kitaplarını hazırlayıp birlikte kampüsün yolunu tuttular. Leyla yol boyunca Aydan’ın Dikkatini farklı Düşüncelere çekmek için fıkralar anlatıyordu. Espriler yapıyordu. Aydan’ın verdiği tepkileri pür dikkat izleyip onu heyecanlandırıyordu. İlk dönem her ikisi de başarılı öğrencilerdi. Dönem ikide Aydan, yaşadığı korkunç olaydan sonra Kendini toplayamadı. Rüyalarında tanımadığı insanlardan ölüm tehditleri aldığını söylüyordu. Kendine olan güven duygusu her geçen gün daha çok zayıflıyordu. Ölüm duygusunu yenemiyordu. Öğrenciler arasında anlatılan karmaşık olaylar, Farklı yurtlarda yaşanan skandalları işittikçe hayatı çekilmez hale geliyordu. Dış dünyaya kendisini tamamen kapatmak istiyordu. Leyla yanından ayrılmayan biricik can dostu en sevdiği arkadaşı olmuştu. Onun güçlü kuvvetli olması güven veriyordu. Gelecekte iyi bir psikiyatrist olacağını düşünüyordu. Ondaki insanları anlama konusunda var olan enerjiyi gıpta ile izliyor, takdir ediyordu. Aydan ile leyla iki zıt karakter olmalarına rağmen güzel anlaşıyorlardı. Leyla insanlara karşı çok sevecendi. Aydan ise onlardan köşe bucak kaçmayı sakin kalmayı tercih ediyordu. Kolay kolay kimseye güvenmiyordu. Leylayı takdir ettiğini her zaman söylüyordu. Bir gün leyla sebebini öğrenmek istemişti. Aydan’nın kendisine olan sonsuz güveninin sebebini.

Aydan onun kim olursa olsun herkesin problemlerini dinleyip çözüm bulmaya çalışmasını sevdiğini söylemişti. “Nasıl bu kadar enerji dolu oluyorsun merak ediyorum.” demişti. Leyla önce şaşırmış gibi bakıp gülümsedi. “Yaptığım işi seviyorum.” dedi. Aydan” Sen benim Psikoloğumsun.” dedi. Tüm duygu durumlarını arkadaşına katkısız olarak anlattı. Okul bittiğinde doktor olacaktı. Başlangıçta çok yüksek beklentileri vardı. Bu hevesinin her geçen gün azaldığını, bazı günler sadece günü kurtarmak adına ders çalıştığını tüm samimiyeti ile anlattı. leyla bu düşüncelerin gelip geçici olduğunu bazı şeylerin cevabını zamana bırakmak gerektiğini söylüyordu. Her akşam yatmadan önce günlüğüne bir şeyler yazıp uykuya dalıyordu. Aydan ile sohbetleri sosyoloji ve psikoloji ağırlıklıydı. Leyla Aydan’ın farklı görüşlerini irdeler onun kültürel birikiminden edindikleri fikirleri günlüğüne not ederdi.

Dersler, stajlar vizeler derken, aralarında yedi yıllık bir dostluk arkadaşlık kurulmuştu. Diğer dönem arkadaşları da ortak birlikteliklerde olmaya çalışmışlardı. İkisinin dostluğuna gıpta ediyorlardı.  Renk zevkleri bile aynılaşmıştı. Kullandıkları marka ve modeller bile birbirinden ayırt edilmeyecek özelliklerde olurdu. Onları gören ikiz zannederdi. Bir defasında Leyla’nın erkek arkadaşı parfümün kokusundan etkilenip loş ışıkta yeterince seçemeyip Aydan’a el şakası yapmıştı. Aydan’ın sert tekmesi ile karşılaşınca nasıl özür dileyeceğini bilememiş mahcup olmuştu.

Bu travma Aydan’ı çok etkilemiş olayı Leyla’ya iki gözü iki çeşme anlatmıştı. Leyla Aydan’ın, arkadaşına sıcak bakmadığını bildiği için onun adına özür dilemişti.

 Artık mezuniyet yaklaşmış, tezler ve tüm hazırlıklar tamamlanmıştı. Leylanın tezi dönemin en başarılı tezi ödülüne layık görülmüştü. Başarısının sebebini soranlara Leylanın cevabı kısa ve özdü. Korkunun insan psikolojisi üzerindeki etkilerini Aydan’ın yaşadıklarını günlük izleyip değerlendirerek ispatlamış. Bölüm başkanı ” Nasıl ?”diye sormuştu. Leyla gayet sakin “Deneğim 7/24 hayatımın içinde idi. Sorduğum her soruya içtenlikle samimi cevaplar verirdi. Ben sadece korkuyu oluşturup verileri topladım. Böylece bu tez başarıya ulaştı. Diyerek yaşanan olayları kısaca anlattı.  Fakülte birinciliğini Aydan ile birlikte başardıklarını söyledi. O ödüle onun daha çok layık olduğunu söyledi. Mezuniyet kütüğüne birincilik isim plaketini birlikte çakmak için hocalarını ikna etti. Aydan banyoda boğulma olayının gerçek yüzünü hiçbir zaman öğrenemedi. Leyla ile dostlukları uzun yıllar devam etti.

NURSEL YEŞİLYURT

CategoriesUncategorized

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Begin typing your search above and press return to search. Press Esc to cancel.