BEYAZ BASTON

BEYAZ BASTON

Günler sonra ilk defa konuştu. “Ölmek istemiyorum üzgünüm!” diye inlercesine sesler çıkarıyordu…

Pencerenin panjur aralıklarından sızan güneş ışınları; göz bebeklerine iğne batarcasına rahatsızlık verdiği için, zorla açmaya çalıştığı kirpiklerini birbirinin üzerine adeta yapıştırıyordu. Yaşlı adam, öğle namazı vaktinde acele ile evinden çıkıp ana yolu geçtikten sonra camiye ulaşmayı zihninde planladı.  Birden tali yoldan hızla çıkan minibüs; yaşlı adamın elinde ki Beyaz Bastona çarpıp, keskin bir fren sesi ile birlikte hızını kesemeyince karşı şeride savruldu.   Yaşlı adam yerde yüzünün üzerine yuvarlandı. Elindeki baston, kaza anında kırılıp bir parçası gökyüzünde birkaç kez parende attıktan sonra, arka sokaktaki yüksek binalardan yeşil boyalı olanının çatışına düştü. Kazaya sebep olan minibüsün açılan bagajındaki patlayan çuvallardan saçılan karbonat tozları bir anda olay mahallini ve gökyüzünü toz bulutu gibi kapladı. Yaşlı adam bir müddet yerde emekledi; ayağa kalkamadı. Eli yüzü yara bere, kan köpükleri içinde ve üzerindeki toz yığınından kurtulmaya çalışsa da, dizlerinin dermanı kesilip olduğu yere yığılmıştı. Cami cemaati gürültü ve fren sesini duyar duymaz yaşlı adamın yardımına koşmuşlardı. Etrafı saran çığlıkları duyan yaşlı kadın, kalbine ılık ılık bir sızının akışı ile Sokakta biriken kalabalığa doğru koşarcasına ilerleyip, solgun ve yorgun bakışlarını eşinin kanlar içindeki simasına odakladı. Gözlerinin ışığı ile buluşmak istiyordu. Bir an canı kadar sevdiği hayat arkadaşını kaybetme korkusunu yaşadı.  Az kalsın bayılacaktı. Kulağını eşinin göğsüne yapıştırdı. Kalp atışlarını duydu. Şükretti. Eşinin vücudunu kucaklayıp yerden kaldırdı. Çevredeki insanlar şaşkın bakışlarla yaşlı kadına bakıp kalmışlardı. Nihayet birkaç kişi kucağındaki yaşlı adamı taşımasına yardım etmişlerdi. Bu gücü nerden  bulduğuna en az  çevresindekiler kadar yaşlı kadında hayret etmişti..

“Fırtınanın alıp götürdüğü iskele yeniden yapılmalı”  dedi, Kendini toparlayıp, eşinin acilen hastaneye ulaşmasını sağladı. İyileşme sürecinde hasta yatağının başında refakat eden yaşlı kadın, eşinin hastanedeki bakımını üslenmişti.  Dualarla gece gündüz rabbine yakarıyor, ellerini eşinin eline kenetleyip elini bırakmadan, bu günlere sağ salim ulaştığına şükür ediyordu.

NURSEL YEŞİLYURT

 

CategoriesUncategorized

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Begin typing your search above and press return to search. Press Esc to cancel.