KENDİNİ TANIMAK

KENDİNİ TANIMAK

Kendimiz için yaptığımız seçimler, bizim dışımızdaki insanların faydalanması için de gerekli olacaktır.

Yaşantımız boyunca içinde yaşadığımız toplumlara örnek teşkil edecek davranışlar göstermemiz hem bizi hem sevdiklerimizi sevindirir. Hayata geliş amacımız kim olduğumuzun farkında olmayı gerektirmektedir. Kendimizi çok iyi tanırsak, kendi ahlaki kurallarımızı kendimiz koyabiliriz. Başkalarının koydukları kurallar bizim özgürlüklerimizi sınırlayıcı olabilir. Özgürlüklerimize müdahale edebilir. Biz doğrularımızı sezgilerimizle buluruz. Aklımız ve zihnimiz sezgilerimizin önündeki engellerimizdir.

Bizler doğamızdan uzaklaştıkça hayatın acımasızlığı karşısında ezildikçe ezilir adeta kendi kabuğumuza çekiliriz. Öz güven duygumuzu kaybeder, Hayatı çekilmez bulabiliriz. Böyle duygulanımlar yaşadığımızda, yeniden güven duygumuzu kazanmanın mücadelesini vermeliyiz.

Yaşamakta olduğumuz dünya hayatı sürekli deneyimlediğimiz bir süreçten ibarettir. Yaşantımız akıl ve kalp arasında yaptığımız seçimlerden başka bir şey değildir.

Gelip geçici olan şu dünyada en zor olan şey bir kalbi anlamak, dost kazanmaktır. İnsan olabilmek için verilen savaşım, pozitif kazançlar olarak geri bize dönmekte, yansıması bir o kadar daha güçlü olmaktadır.

İnsanlar farklı kültürlere ve inançlara sahip olabilirler. Bizim değer yargılarımız yalnız bizi bağlar. Her canlının kendine özgü inandığı ve benimsediği değerler vardır. Her insan kendi doğruları doğrultusunda kişiliğini bulur ve ortaya koyar. Ortak yaşamları paylaştığımız sürece kendimize tanımış olduğumuz hak ve özgürlükleri diğer insanlara da tanımamız gerekir. Hiç bir yaratılmışı ötekileştirmeden birlikte huzur içinde yaşayabilmenin yöntemlerini bulup uygulamalıyız. Rabbimiz bizleri ayrım yapmadan kul olarak yaratmış. Kimsenin kimseye karşı üstün olmadığını yüce kitabımızda çeşitli kıssalarla örneklendirerek anlatmış. Sevgili peygamberimiz on dört asır öncesi tebliğ etmiştir. Eğer hala anlamak istemiyorsak, sonuçlarına katlanmayı göze alıyoruz demektir. İş işten geçmeden gaflet uykusundan uyanmak kurtuluşumuzun yolunu açacaktır.

Farklı inançlara mensup olsa bile insanlar. Manevi bir gücün varlığını inkâr edemezler. O manevi güce kimi Allah der kimi Rab kimisi Tanrı. Tüm hayat mücadelesi Onun rızası ve onun sevgisini kazanmak içindir. Her insan kendi hayallerini gerçekleştirmek için yaşamaktadır. Onların bu özelliğini görmemezlikten gelmek insana saygısızlıktan başka nasıl açıklanır. Kendi fikirlerimize nasıl önem veriyorsak, diğer insanlarınkine de önem verip saygı göstermek bir erdemdir.

Tevazu ve hoşgörümüzü yitirmeden kendimiz olarak yaşamak, anlamak hislerimizin gücünü keşfederek, İnsanlığın yararına olacak adımları atmaktan geri kalmamalıyız. Gücümüzün dışımızda değil içimizde olduğunun farkında olmalıyız.

NURSEL YEŞİLYURT

CategoriesUncategorized
  1. Mustafa says:

    İnsanlar düşünce ve davranışlarında birbirine gereken saygıyı gösteren bir hayat otekilestirmeden.İnsan merkezli güzel bir düşünceler içinde yol aralamak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Begin typing your search above and press return to search. Press Esc to cancel.