ÜÇ ARKADAŞ

Bu gün bir hikâye yazmak istedim. Kendimce. Üç arkadaş aradım.  Sessizce. Su, Çakıl geldi. Aklıma. Bir de Namus. Arkadaş olurlar mı? Olurlar bence. Herkes kendini tanıştırır. Gönlünce. Vazgeçilmez olduklarını söylemişler herkese. İnsanların vazgeçilmezi hangisidir? Cevabı vereceğiz hep birlikte.

-Su söze başladı. İvedilikle. Ben olmasam hiçbir canlı yaşamaz. Var oluş nedeniyim. Her canlının. Hiçbir şey bensiz olmaz. Olduğum yerde hayat vardır. Toprak muhtaçtır bana. Tohum büyümez bensiz. İklimler benimle normale döner. İstersem buhar olurum. İstersem kar. Yağmur olur yağarım. Dereler benimle çağlar. Ağaçlar benimle açar. Kuşlar benimle cıvıldar. Şarkılar söylerim. Dinlendirir, serinletirim. Doğa benimle temizlenir. Kendim kirlensem de tekrar temizlenirim. Çiçekteki balözünde. Tüm canlıların gözünde ben varım. Olmasam savaşlar çıkar. Kuyular kazar insanlar ulaşmak için. Ben olmasam Güneş yakar kavurur. Rüzgâr bulutu istediği yöne savurur. Damla olup düşerim yeryüzüne. Irmak olur. Taşarım. Şelalelerden. Kar olur korurum. Tohumu. En küçük zerrelerde, hücrelerde, kürelerde yaşarım. Herkes bilir benim kim olduğumu…

-Sıra geldi çakıl taşına. İnsanların eli muhtaçtır bana dedi. Cümlenin sonunu getirirken biraz dinlenmeyi yeğledi. Sen dereysen bende senin kumunum diye sataştı suya. Söz hakkının kendinde olduğundan emindi. Hangi kapıdan giriş yapsam diye düşündü. Arenaya şöyle bir bakındı, bakındı. Yeryüzündeki dağlar onun atalarıydı. Ondan daha güçlüsü olur mu hiç dünyada. Adına ister dağ ister taş isterse densin çakıl. Ne önemi var? Vazgeçilmez olduğundan emindi ya. Öyle bir gururlandı. Beni nerede ararsan orada çıkarım karşına. Çakıl taşı olurum dere yatağında. Suyun gücü beni parçalasa da

Küçültse de özelliğimden bir şey kaybetmem. Adım değişir. Aslım dağdır benim. Kolay aşılmaz doruklarım. Mekân olur kuşlara yalçın kayalıklarım. Kaya, taş, çakıl kum. Bunlar benim adlarım.

İnsanlar işlerse beni bina olurum. Asfalt olurum. Cam olurum. Ayna olurum. Kendini seyreder bende güzeller. Suyun yansıttığı gibi sahte değilim. Rüzgârın yönü görüntümü bozamaz. Taş yerinde ağırdır.

Beni kimse uçuramaz. Sudan daha güçlüyüm. O beni parçalasa sürüklese bile. Değerimden kaybetmem. İnsanlığın hizmetine sundum varlığımı. Kim vaz geçer benden öyle kolay mı?

Bunları sessizce dinleyen Namus düşündü.

– Ne söylesem, ne yapsam da kendimi anlatsam. Her söylediklerinde haklılar. Aransalar da aranmasalar da onlar hep varlar. Öyle süslü sözlerle anlatamam kendimi. Görünen de değilim. Göstereyim marifetimi.

Ama bensiz yapamaz insanlar. Ben varsam onlar insandırlar. Öyle her yerde bulunmam. Her insana özel yaratılmışım. Alenen görülmem. Ben insanın kendisindeyim. Var olduğum sürece insan yaşar. Şayet kaybederse beni asla bulamaz.

İnsanlar hiç düşünmezler mi? Birbirlerine çamur atarken, olmadık karaları sürerken” Ele sürülen lekeler suyla temizlenir. “der büyüklerimiz. Namusa sürülen leke temizlenemez. Onun için değil midir? Yılarca devam eden kan davaları, töre cinayetleri, meyveli ağaçları taşlamaktan vaz geçerse insanlar, hasetler tabular yıkılır belki. Kim daha değerliymiş? Haydi, söylen bakalım…

Taş çakıldı kaldı. Su ise dondu…

NURSEL YEŞİLYURT

CategoriesUncategorized

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Begin typing your search above and press return to search. Press Esc to cancel.